18 Ağustos 2009 Salı

Otel anılarım


-O hafta gececiyim, dolayısı ile de gece müdürüyüm sabah 4 civarı, soldaki asansörün kapısı bir açılıp bir kapanıyor. Allah allah diyorum bakıyorum ama resepsiyona olan uzaklığı çok fazla, hangar gibi bir asansör göremiyorum. 5. de yavaş yavaş asansöre ilerliyorum. Lobide benden başka kimse yok.
Hani çöplüğün yanından geçerken aniden içinden kedi fırlar ya, asansöre bi Japon sinmiş,55-60 yaşlarında bir bayan, beni görünce, fırlayıveriyor asansörden.
Hem ağlıyor, hem eğiliyor (selam veriyor), o eğildikçe ben eğiliyorum, ağlıyor eğiliyor- e saygı o eğildikçe ben daha çok eğiliyorum-eğilmekten dizlerim ağrıyor. Bu zatların gözlerinin içine bakmamak gerekir, hiç hoş değil, temas ta olmamalı. Bi koşu gidip kalem kağıt alıyorum, neyseki rakamla oda numarasını yazıyor. Tahmin ettiğim gibi, odadan buz almak için çıkıyor ve elektronik kartı içerde unutuyor.
Ne olursa olsun, şu anda durum ciddi, lobide viyak viyak bi yaratık, tereddütsüz koluna giriyorum, odasına çıkarıp ana kartla kapısını açıyorum. Ağzı kulaklarında gözlerini dikip yanağıma kocaman bir öpücük konduruyor, arigato gozaimas...

-Singapur havayolları seni hem seviyorum hem nefret ediyorum. Salı perşembe Singapur havayolları personeli giriş çıkış yapar, 30 oda. Parmaklarımızın hızına yetişemez yazıcı, faturalar 1 saat sonra çıkar.
O gün pek çok canım sıkılıyor hiç checkinlerle uğraşmak istemiyor, concierge a gidiyorum bi sure. Singapur havayolları giriyor, allam allam ben ki diğer büyük yüzdenin aksine uzakdoğulu hatunlardan hiç hoşlanmam, eblek eblek bakıyorum geçen afetlere.
Bu sırada önümde izbandut gibi bir kabin görevlisi dikiliyor. Öyle böyle değil adam vücut yapmış, 180 falan, adamı öldürür. 1-2 soru sorup gidiyor. Akşam oluyor, shifti devredicem, OHAAAA. Asansörden kırıta kırıta geliyor, o geldikçe ben geri geri adım atıyorum ama arkamda duvar var.
Efendim o izbandut gibi kabin görevlisi meğer gay'miş. Bi güzel makyaj yapmış, etek, bluz , sütyen,-bakınız crosdresser-, gerisini anlatamıyorum, hatırlamıyorum çünkü...

-Selim, çalışmaktan büyük zevk duyduğum ortağım. Selim musevi, İbranice su gibi, arada bana da 1-2 kelime öğretiyor.Müthiş te hızlı çalışır, zaten bunun semeresini aldı ve New York Hyatt'a transfer oldu.
O zamanlar Türkiyede kumar serbest, akın akın İsrailli geliyor. Hepsinin ortak derdi denizi gören oda, bu da bize bahşiş olarak geri dönüyor tabiiki. Nedense ben yapamıyorum bu işi. Ben insanların tipine göre veriyorum öndeki odaları. Grup gelmiş, Selim sağımda bir çiftle ilgileniyor, kasamın kapağını kapatıp başımı kaldırıyorum kiiii, siz nesiniz ya, melek misiniz siz. 2 tane sarışın ama öyle böyle değil. Aralarında konuşuyorlar, anlamıyorum. Selim checkin kartlarını koyma bahanesiyle arkasına dönüp kulağıma eğiliyor, "şunu söyle ........"
Selime güvenim sonsuz , kızlara söylüyorum, suratlar biranda allak bullak olup gülmeye başlıyorlar, bozuntuya vermeyip ben de sırıtıyorum (ulan ne dedim ben acaba). Meğer kızlar, önümde beklerken " ne hoş çocuk, arkadaşı da yakışıklı " diye konuşuyorlamış, Selim de bana ibranice " siz daha tatlısınız" dedirterek noktayı koyuyor, ve ben de gerisini anlatmıyorum tabiiki ...

-Sabah 5 civarları telefon çalar, "müdürüm gel ayırdım sana bişiler" . Allahhhh sabah kahvaltısı hazır. Ahmet ustanın çukulatalı marmelatlı kruvasanları. Herkese de yapmazlar bunu ama, sadece sevdikleri insanlara.

-Genel müdür Lübnanlı, Araplara hep torpil geçiyor. Çok önemli bir misafiri gelecek, herşeyin eksiksiz hazır olmasını istiyor. Misafir geliyor, girişini zaten önceden yapmışım, anahtarı kesip Genel müdüre veriyorum , misafirle beraber odaya çıkıyorlar. Ekranımı yeniliyorum , o da ne!!!! Oda pis gözüküyor. Usain Bolt halt etmiş, merdivenleri 8 er 10 ar çıkıyorum ve odaya girmeden yakalıyorum. Güler bir yüzle, misafirin koluna giriyorum, hemen yönünü değiştirerek vatan millet sakarya muhabbetiyle yeni bir odaya alıyorum. Genel müdür kurt, "Charlie oda hazır değildi dimi?" (yönetim hep yabancı olduğundan benim adım da Charlie) , nerden bileyim ben housekeeping halt etmiş aalla alla.

- Housekeepingden dini bütün saf ufak Osman telaşla beni arıyor. Müdürüm 316 numaralı suitte anadan üryan bir kadın uyuyor, temizleyemiyorum. Oda check out olmuş. Anahtarı alıp çıkıyorum. Zavallı bir Ukraynalı, herif sabaha kadar canını çıkarmış uyuyor. Üstünü örtüp hafifçe dürtüyorum.
"Beni anlıyormusun?"
"evet"
"Sana öğlene kadar izin , iyice uyu, duşunu al ve sonra git"
1 saat sonra resepsiyona geliyor, kulağıma birşeyler demek için eğiliyor,yanağıma dostça bir öpücük kondurarak ayrılıyor. Bu tip adamlara o kadar gıcık kapardım ki...

- Deep purple konser için İstanbula geliyor, girişlerini yaparak odalarına çıkarıyorum. 3-4 saat sonra bir telefon , aman yarabbim İtalyanın biri İngilizce konuşmaya çalışıyor.
"Biz Rai1 kanalından arıyoruz, şu anda canlı yayındayız ve Ian Gillan'la konuşmak istiyoruz"
Haydaaa adamlar rahatsız edilmek istememişler, nazikçe geri çeviriyorum. Israr üzerine ısrar. Diğer telefondan Ian Gillain ı arayıp durumu anlatıyorum, seve seve kabul ediyor...

-Uyuz bi misafir giriş yapacak, otelin gediklisi, ve oda sıcaklığı 25 dereceyi geçtiği anda kıyameti koparıyor, tam 25 derece olmalı...

-Milli takım maçtan önce otelde kampa girerdi. Allahım o anlarda tüm lobi, sahte sarışınlar, g-stringler, gerizekalı futbolcularla dolardı, hele o kesişmeler, telefon trafikleri yok mu, bzide bekleriz bu adamlar varını yoğunu ortaya koysun, e adam koymuş 1 gece önce varını yoğunu ortaya...

- Gene grup var, ve kim ne halt ettiyse 2 oda açıktayız çıldırıcam. Grubu şöyle bir süzüyorum, 6 lı bir bayan grup var. Hafifçe "müsaitim" anlamında bir işaret yapıyorum ve giriş yapmak için kırıta kırıta geliyorlar. Neymiş, resepsiyoniste iyi davran, işve yap ki güzel oda alasın (İsrailliler için geçerli).
Tahminimde yanılmamışım 3'erli 2 oda, 5 gün kalacaklar, e bana 2 oda lazım. 2 gün apartman dairesine alayım sonrası allah kerim diyorum. Günlüğünü ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
"Size bir teklifim var, hayatta kalıp kalabileceğiniz en güzel odayı vereceğim size ama hepiniz beraber kalacaksınız"
Önce bir itiraz ediyorlar, "ama görmeden karar vermeyin"
Odaya girdiğimiz anda kızların bittiği andır. İpek halılar, antikalar, 4 oda, jakuziler, boğaz manzarası. Malesef 2 gün sonra odadan çıkartamıyorum, öyle de şirrettirler...

-Check out yapan bir İsrailli aile, housekeeping yana yakıla beni arıyor. Müdürüm mini bar bomboş. Hepsini faturaya yansıtıyorum, küplere biniyor beyefendi. Yanında karısı, hiç mahçup değil, el çantasını açıyor ve teker teker çıkarıyor şişeleri, bedava sanmış mış!!!

-Otel tıklım tıklım, kumarhane durmadan çalışıyor İsrailli grupların ardı arkası kesilmiyor ve günlerden Cumartesi!!! Asansör düğmeli, yani elektrik var, misafirler için merdiven yok, e oda anahtarı elektronik kart, o da elektrikli. Hiçbir musevi asansöre binmiyor , odasını açmıyor. Deliricem herkes resepsiyonu arıyor, kapımı aç, elektriğe bas , allahım kabus bu. Oysa kumarhanedeki slot machine ler de elektrikli, bal gibi de kullanıyolar...

Daha çok anım var ama hatırlayamıyorum. Askerlik günü gelip çatınca, otel maceram da sona erdi. Çok şey kazandım ama çok yoruldum.

16 yorum:

Başak BAŞOL dedi ki...

Uykusuzcuğum,

Bayıldım,gülmekten katıldım burada...Gerisini de dinlemek istiyorum ben...:))

Bu arada durdun durdun çoştun galiba.Ardı arkası gelmiyor yazıların.Aman nazar değmesin...Hep gül ve güldür...

Sevgiyle Kal..

UykusuZ dedi ki...

cıssss, gerisi sansürlü. Yok gene havam yok ta, ayıp oluyor bişiler yazmak lazımdı

Zeugma dedi ki...

İkiye bölecektin bunları..
Bir defada yazık etmiş, harcamışsın güzelim anıları.
Çook güldüm :))
Izbandut gibi kabin görevlisinin kadın halini bi merak ettim ki :)))
İnsan bi resmini çekerdi yaaa :DDD

Eliza Doolittle dedi ki...

Ne tatli ne komik yazi olmus bu!

UykusuZ dedi ki...

:) saol Eliza hanımcım, güldürebildimmi?

bu dönem benim üniversite 3 ve 4 ten birer ders aynı hocadan 2 yıl üstüste çakıp 3. yıl mezun olduğum dönemdir.evet 6 yılda mezun oldum :).
Olaylar İstanbul Hyatt Regency de geçmiştir.

UykusuZ dedi ki...

Zeugma hanımcım sadece o değil, gaylik crossdresserlik çok fazla ve olağandı singapur havayollarında, hatta çok sevimli bir kabin müdürleri vardı, Türkiyedeki sevgilisine motorsiklet almıştı.
Ülkeyi tam olarak hatırlayamıyorum Endonezya mıydı neydi, başbakanın yatağı sperm örnekleri için polis tarafından alınmış, hükümet düşmüştü. İşte o skandala karışan başbakanın akrabası çocuk ta biz de çok kalırdı, Taşkışladaki parktan genç çocukları bulurlar garajdan otele sokarlardı.

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Uykusuz!
Gamlı geçen günlere neşe kaynağı oldun, yüzüm tebessüm edebiliyormuş tekrar keşfettim.
Ellerine sağlık süper olmuş.

UykusuZ dedi ki...

bilmukabele

Arzu Breda dedi ki...

Merhaba Charlie,

Bana da boğaz manzaralı, jakuzili bir oda ayarlar mısın?.. Hadi, n'olur, n'olur.. Sen çok tatlı bi çocuksun.. Hadi olur de.. :) hahahaa..

Her bir enstantane ayrı komik veya enteresan.. İşyerinde de, fazla gülemiyorum.. Kendimi zor tuttum, herbirine gülerken.. :)))

Çok teşekkürler.. Sabah sabah çok iyi geldi.. Beni neşelendirdin.

Sevgilerimle..

UykusuZ dedi ki...

bak şimdiiiiiiiii , her zaman uslu durdum die bişi dememişim dimi :)))

Arzu Breda dedi ki...

Ne oldu? Kötü bişe mi dedim yani?.. "Her zaman uslu durdum" demişsin. Kesinlikle inanmam.. :)))
Ben bile uslu durabileceğime garanti veremem, öyle bir yerde.. :))
Sen uslu durdun(!).. Uslu(!)..
Ahahaahaa.. :)))

UykusuZ dedi ki...

ııhhh , her zman uslu durdum dememişim dimi yazdım.
Kurcalama bu konuları diyorum sanaaaa.
Gençtik, güzeldik , ateş parçasıydık alla alla

UykusuZ dedi ki...

Mary, Jane, Nataly, Susan, Helga, Kimberly,James!!!!james!!! (sen nerden karıştın arayaaaaaaaa)

Arzu Breda dedi ki...

Ehh, James'i de karışır araya, Bond'u da.. :)) "Gençtik, güzeldik , ateş parçasıydık alla alla"

Ahahahahaaahaaa... :DDDDDDD

UykusuZ dedi ki...

hala güzelim hıh!

Başak BAŞOL dedi ki...

Uykusuzum,

Yahu,kendi sayfamda sen böyle Teoman la ilgili bir şey eklemiş görünüyorsun ama yoook.Çıkamadım işin içinden...

Bu arada sana ödül verdim,gel al...Tabii muhtemelen sende erkek tribi yapıp ben yazmam böyle şeyler diyecen ama olsun benim için sen ödüle layıksın.Canım öpüyorum seni kocaman...

Sevgiyle Kal...

 

©2009 UykusuZ | by TNB