24 Kasım 2009 Salı

An itibariyle



He Lays In The Reins

Im Juliyi izledim, az önce bitti. En son ne zaman tutkuyla, aşkla öpüştüğümü düşündüm, gözlerimle konuştuğum, koklamayı hatırladığım, bulamadım. Sonra maili farkettim açtım şarkı başladı.
O eski tanıdık duygu yavaş yavaş ilerlemeye başladı. Göğsümü kaplayan, kabaran , yırtıp çıkmak isteyen.
Seni çok iyi tanıyorum , eskiden pek çok ziyaret ederdin dostum. Arabaya atlayıp son sürat durduğumuz zamanlar. Biliyorum bekliyorsun aşağıda, istiyorum, ama artık yapamam, daha zaman var.


şarkı için teşekkürü borç bilirim
[ ... ]

23 Kasım 2009 Pazartesi

Mademoiselle



Bu sizin için Mademoiselle,

bu kayıt benim için oldukça özel, piyano çalmayı bilmem, 25 tuşluk bir midi controller edindim, 2-3 haftadır zaman buldukça çalıştım, becerebildiysem ne ala.

[ ... ]

12 Kasım 2009 Perşembe

gmt +2







Yelkovanın akrebin üstünden geçmekte direttiği zamanlarda yaşadım.
Beyin uyuşuk mu uyuşuk ama düşüncelerin kalaşnikof hızıyla aktığı zamanlar.
Gaza ne kadar basarsam basayım hızına erişemediğim zamanlar.
Geçmek bilmeyen ama erişemediğim zamanlar.
Sonunda direnemediğim durdurmak istediğim zamanlar.
Uyumak istediğim ama izin verilmeyen zamanlar.
Yardım çığlıkları dolu zamanlar.
Yeniden başlamak zorunda bırakıldığım, yeniden başlamak zorunda hissettiğim zamanlar.
Başarısızlıklarla, mücadele dolu zamanlar.
Kabüllendiğim zamanlar.
[ ... ]

11 Kasım 2009 Çarşamba

Etel




Şimdi efendim, Matmazelin şuradaki yazısının son paragrafında yer alan "etkileme,etkileşim" konusunda bir anımı anlatmak isterim. Yorumum zaten uzun olduğundan bunu post konusu yapiim dedim.
Matmazelin yazdıklarını okuduktan sonra oturup şöyle bir düşündüm, acaba geçmişte hatun kişileri etkilemek için neler yaptım?
3-5 dakika düşündüm bi ..k bulamadım (bugünlerde biraz fazlaca küfrettiğimin farkındayım affola) , şimdi benim blogumu zaman zaman takip eden ve beni çok iyi tanıyan 1-2 kişi olduğunu biliyorum , yanılıyorsam lütfen bi zahmet isim belirtmeden yazsınlar, tamam geçmişim kirli olabilir :))) ama dürüst olun, ilk aşamada yaptımmı yapmadımmı?
Herneyse bu konuyu uzatmıyorum , ben ben ben olayına girmeyelim.
Sene 2000 , atlatılamamış büyük bir aşk acısı sonrası... (bu blogu açma sebebim olan olay)
Benimle iş ortamında ilk tanışan önce bi nefret eder, uzak durur, tanıdıkça yanımdan ayrılmaz. Onu sevdiğim kadar beni seven bir sekreterim var, Fani, sanırım o dönemki durumumdan hiç hoşnut değildi,
"UykusuZ, benim bi arkadaşım var, hem çok güzel bi kız ve ben çok yakışacağınıza inanıyorum, tanıştırmamı istermisin?"
"Fanicim benim durumum ortada, canımı zor kurtarmışım, benim kime ne faydam olur allaşkına."
"Öyle deme, senin gibi adam az, belki beraber atlatırsınız bu durumu"
"İyi peki tanışalım bakalım"
Hafif yağmurlu bir sonbahar günü nişantaşındaki bir cafede buluştım Etel'le. Sarışın kıvır kıvır saçlar masmavi gözler , aşağı yukarı benim boylarımda 1.70-071, acaip hoş bi hatun. (Şeker kız Candy nin 26-27 li yaşlarını düşünün)
Bu kadar olur, ikimizin de ortak tutkusu Paris, yıllarca Pariste yaşamış, sonra Amerikaya gitmiş, yapamamış dönmüş vesaire. Saatlerce sohbet ettik.
Ben ona kendimi anlattım o bana kendisini,son derece rahat kasılmadan muhabbetin tadına vara vara. Başka birgün sinemaya gittik. Derken başka birgün bir arkadaş toplantısına davet etti. Masadakilerin hepsi museviydi, hepsi hemen hemen aynıydı 2 kişi dışında. Biri Etel diğeri de başka bir kızdı. Bu bile Etelle birlikte olmak için yeterli bir sebepti benim için. O kadar severim doğal, mütevazi insanları, herhalde aylık harçığı benim maaşımım 2 katı kadardı ancak hiç o intibayı almadım anlatabildim mi? "O intiba" derken ne demek istediğimi kısaca şu şekilde açıklamak isterim. Ben bu insanlarla çok çalıştım içlerinde bulundum ve malesef ortak kanıya üzülerek ben de katılıyorum "para" .
Etel hem çok güzeldi, hem zekiydi, hem de oldukça mütevaziydi.
3. veya 4. buluşmamız, bir hamleyle elini uttum "Etel, sen çok güzel bir bayansın ve de insansın seninle çok iyi dost olabiliriz ama sevgili olamaycağız sanırım" dedim.
hiç üzülmedi yada hayal kırıklığına uğramadı, sanırım o da aynısını hissetmişti.
Şimdi düşünüyorum da, ne kadar aptalmışım, önümüzde balkaymak dururken arının peşinden gitmeye bayılıyoruz, arının her mevsim bal vereceği ne malum, üstelik arada bir de sokuyor. Etel şimdi nerededir bilemiyorum, Fani İsraile taşındı.
Dürüst ve Neysen O'sun olmak en iyisi.
[ ... ]

10 Kasım 2009 Salı

Uykusuz küçük dilini yutar




Topu topu 3 keyword var google analytics te.

1- Crosdresser
2- Strapon ne demek
3- Sünnetci!!! (sonunda dayanamayıp kesiyor)

milletimiz hayata zikinin tepesinden bakmaya ne kadar meraklı.
[ ... ]

Atam sen kalk ben yatam



Güvenlik arabamı kontrol ederken gözüm saate ilişti 9:04, kontrolü geçtikten sonra soldaki çam ağacının altına anca parkedebildim.
Sirenler çoktan başlamış, tüm İzmir ofis esas duruşta ön bahçede toplanmıştı.
Bornova Konak Karşıyaka yolunda trafik durmuş, birçok kişi arabasından inmiş ayakta selamlıyordu. Sirenler uzun süre susmadı.
Nitekim ben uzun yıllardır bu kadar güzel, pırıl pırıl güneşli bir 10 Kasım sabahı yaşamamıştım
[ ... ]

09 Kasım 2009 Pazartesi

İkilem




Bir süredir yazıcam elim varmıyor ancak bu bir rahatsızlık ta yaratmakta.
Bu bir günlük değil mi? hikayelerimizi,yaşadıklarımızı,gördüklerimizi, özlemlerimizi yazıyoruz.
Benim sefil yaşantım gayet tekdüze geçmekte ve genelde aynı dertten muzdaribim. E durum böyle olunca ister istemez, ben de yaşadıklarımı yazmak, içimi dökmek, dertlerimi paylaşmak istiyorum. Gel gör ki hep aynı dert te yazılmaz ki, insana gına gelir.
Böyle bir durum hasıl olmuş durumda bende. İlk yazdıklarımı okuyanlar hatırlayacaktır, amaç içimde yıllardır küllenmiş bir aşkı anlatmak, hiç kimselere söyleyemediklerimi internette boş bir sayfaya yazarak bir nevi günah çıkarma idi.
Güzel de oldu , işe yaradı, zamanın herşeye galip geldiğini bir kere daha görmüş olduk, kalan hoş bir sada oldu bu kubbe altında, ne güzel çekip gidiyordum ki bir de baktım bi bağ oluşmuş gidemedim.
Derken şimdi iyiden iyiye, abi, kardeş, kuzu sarması olduk ve ben anlatamamanın verdiği bir rahatsızlık yaşıyorum, içime atıyorum. Bu durumda ne yapmam gerektiğini de kestiremiyorum.
Nitekim az yazmam bundandır.
[ ... ]
 

©2009 UykusuZ | by TNB